Şener: Kumanyada sadece kuru ekmek var
 30 Aralık 2011, Cuma

Hürriyet, Cem Tursun - 30 Aralık 2011

Şener: Kumanyada sadece kuru ekmek var
Hakim: İsterseniz kantinden kek aldırabilirim

Cem TURSUN / İSTANBUL, (DHA)
Oda TV davasında hakim ve tutuklu sanıklar arasında kumanya krizi yaşandı. Nedim Şener "Cezaevi kumanyasında sadece kuru ekmek var" derken, Mahkeme Başkanı, "İsterseniz kantinden kek aldırabilirim" dedi.

Oda TV davasının 5. duruşmasında tutuklu sanık gazeteci yazar Soner Yalçın’ın savunmasıyla devam edildi. Odatv operasyonuna karar veren iki önemli isim olduğunu ifade eden Soner Yalçın, "İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ve Özel Yetkili Savcı Zekeriya Öz. Peki, Odatv operasyonundan hemen sonra polis müdürü Yılmazer ve Savcı Öz neden görevlerinden alındılar? Bu olayın tesadüf olmayacağını bilecek kadar gazetecilik deneyiyim var" dedi. Hayatım boyunca hiçbir legal ya da illegal siyasi bir örgüte mensup olmadığını ifade eden Soner Yalçın, "Yalnızca TGC, Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi üyesiyim. Korkunç bir haksızlıkla, savcılar Ergenekon Terör Örgütü mensubu olduğumu iddia ediyor" dedi.

"VELİ KÜÇÜK’Ü TANIMIYORUM, TANISAYDIM ÇOK İYİ HABERLER YAPARDIM"

Evinin aranması için hangi güçlü delillerin olduğunun araştırılması gerektiğine dikkat çeken Yalçın, 13 Mayıs 2009’da İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün bir rapor hazırladığını, raporda, Tuncay Güney’in 2001 yılında yakalandığı sırada kendisi hakkında bazı açıklamalarda bulunduğunu ancak bu açıklamaların aradan 8 yıl geçtikten sonra hatırlanılmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Söz konusu raporda, "Güney’in Yalçın’ın bir dönem Cem Ersever ile görüştüğünü, Yalçın’ın Veli Küçük’ün talimatı ile hareket ederek Aydınlık Dergisine gittiğini ve birtakım bilgilerin Veli Küçük tarafından bu şahsa iletilmekte olduğunu tahmin ettiğini beyan etmiştir" ifadelerinin yer aldığını söyleyen Yalçın, "İyi de Güney sorgusunda böyle dememişti ki. Güney, Cem Ersever’in Veli Küçük talimatıyla bana geldiğini tahmin ediyordu. Yoksa Küçük’ün talimatıyla Aydınlık’a gittiğimi değil. Zaten ben 1987’de, Aydınlık’a değil 2000’e Doğru dergisine gittim. Hadi Savcı Öz’ü polis raporu yanılttı diyelim. Hayatımda Güney ve Küçük’ü hiç görmedim, tanışmadım, telefonla dahi konuşmadım. Tanısaydım da çok iyi haberler yapardım. Ersever, Ankara’daki Ulusal Basın Ajansı’na bir açıklama yapmıştı, bunun üzerine kendisiyle röportaj yaparak tanıştık. Bunun gizli saklısı yok ki, 1994 yılında yazdığım ‘Binbaşı Ersever’in İtirafları’ kitabımda süreç olduğu gibi yazılı" dedi.

"ÜNAL ERKAN’IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞÜM AYIP AYIP..."

Ak Parti eski milletvekili ve Ergenekon davasının firari sanığı Turhan Çömez’e yönelik yapılan aramada dijital verilerde tespit edildiği iddia edilen "BAY EYMÜR" isimli world dosyasındaki kendisi ile ilgili yazılanlara değinen Yalçın, "Hakkımda, ‘Güneydoğu’ya istihbarata, UGA (Ulusal Güvenlik Ajansı) üyesi Yalçın gidiyor. Katledilen masum Kürt ve Alevi halklarının sorunlarını dinliyor. Diyarbakır’da bulunan OHAL Valisi Ünal Erkan ile görüşüyor. Erkan, Soner Yalçın’a ‘Siz bulaşmayın’ deyince, Soner Yalçın, Erkan’ın yüzüne tükürüyor ve kapıyı sertçe vurup bölgeden ayrılıyor’ ifadeleri yer alıyor. Ulusal Güvenlik Ajansı ne, hiç duymadım, hiç çalışmadım. Ayrıca Erkan’la da hiç görüşmedim, tanışmadım. Dolayısıyla bu hayal ötesi bile olamayacak absürd, sözümona belge de rapora eklenmişti. Erkan’ın yüzüne tükürmüşüm. Ayıp ayıp..." diye konuştu.

"BİZLERİ VE CHP'Yİ LEKELEMEK İÇİN BUNDAN İYİ FIRSAT OLABİLİR MİYDİ?"

26 Ocak 2011’de İklim Bayraktar ile Deniz Baykal’a yönelik iddiasının konuşulduğu telefon kaydının olduğunu söyleyen Yalçın, "Oda TV operasyonunu Baykal’a şantaja dönüştürerek bizleri itibarsızlaştıran telefon görüşmeleri var. Hukuken silinip yok edilmesi gereken bu telefon kaydı, bizleri lekelemek için kullanıldı. Mahkemenin geriye dönük dinleme kararı vermesinin nedeni bu. Biz, Bayraktar’ın iddiasını konuşmuş ve unutmuştuk. Ama şimdi ortaya çıktığı gibi yasa dışı dinleme yapanlar yasadışı şeklinde bunu, mahremiyetimizi medyaya sızdırdılar. Tezgah kurulmuştu, bilgisayarlara siber korsanlık sonucu ‘öyleyse Varan 2’ yalanı yerleştirilmişti. Öyle ya Türkiye siyasal genel seçime gidiyordu. Böyle bir siyasi malzeme bir kararla yok edilebilir miydi? Odatv’yi, bizleri ve CHP’yi lekelemek için bundan iyi fırsat olabilir miydi?" diye konuştu.

"POLİSİN ÖNGÖRÜSÜ BAYAĞI İYİ"

Bayraktar’ın da tacize uğradığını iddia ettiği günden bir gün sonra 27 Ocak 2011’de dinlenmeye başlandığını anlatan Yalçın, "Bayraktar’ı niye dinliyorlar. Bu soru, tüm tezgahı ortaya çıkarıyor. Deniz Baykal’la Halktv meselesini konuşmamışız daha. Öyle ya daha Odatv basılıp bilgisayarlarda sözümona "varan2" "medya 2010" filan çıkmamıştı. Demek polisin öngörüsü bayağı iyi" dedi.

"BİZİ YANDAŞ GAZETECİLERLE KARIŞTIRIYORLAR"

İddianamede, "Küçük ile kendisi arasında hiyerarşik bir yapı olduğu, Küçük’ün kendisini yayın konusunda yönlendirdiği" yönündeki iddialara da değinen Yalçın, "Körlük öyle bir noktaya gelir ki, gülünçleşir. Savcılar, insanın görüş/fikir belirtmesiyle bir işi yaptırması arasındaki farkı bilmezlikten geliyorlar. Üzülerek söyleyebilirim ki, iddianame gösterdi ki, bilgi birikimleri, tecrübeleri, bu davanın çok altında kalmış olarak görülmektedir. Gazeteciliğin emir-komutayla yapıldığını sanıyorlar. Bizi, her türlü etik ilkeden yoksun, cemaat müridi yandaş gazetecilerle karıştırıyorlar. Kimse bize emir, buyruk veremez. Bu kimsenin haddine değildir" diye konuştu.

"HOCAM, ÇIKINCA SİZİ DAHA ÇOK ARAYACAĞIM"

"Odatv, dürüstlüğün havarisidir, gerçeğin fanatiğidir" ifadelerini kullanan Yalçın, üç yılda yaptığı 22 bin 500 telefon görüşmesinin 9’unun Küçük ile olduğunu söyledi. Yalçın, Küçük’e hitaben "Sayın Hocam, sizi son yıllarda çok az aradığım için lütfen kusuruma bakmayınız. Keşke 9 kez değil 999 kez arasaydım. Telefon tapelerine bakınca çok utandım. Hocam, biliyorsunuz, son yıllarda inzivaya çekildim. Bir keşiş gibi münzevi bir hayat sürüyordum. Kütüphanemden pek çıkmıyordum. Ama söz eğer suçsa da şimdiden itiraf ediyorum, çıkınca sizi daha çok arayacağım. Güzel bir restorana davet edip kendimi affettireceğim" diye konuştu.

"DELİL YARATMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPMIŞLAR"

Yasadışı silahlı örgüt üyesi olmak için gerekli şartların kendisi adına oluşmadığını vurgulayan Yalçın, "Ünal İnanç, Yalçın Küçük ile telefon irtibatı var. İyi de bu şekilde Türkiye’de herkes mutlaka bir Ergenekon sanığıyla telefon da konuşmuştur. 8 yıldır yüzü aşkın gazetecinin kullandığı telefon fihristlerine el konularak hepsi bana ait gösterilmiştir. Fihristlerdeki el yazılarının birbirinden farklı oluşu bile kaç kişi tarafından kullanıldığını göstermektedir. Delil yaratmak için ellerinden geleni yapmışlar, tabi bunlar delil ise..." diye konuştu.

"ADALET BAKANLIĞI CEZALANDIRMA BAKANLIĞINA DÖNÜŞTÜ"

Türkiye’de adaletin siyasallaştığını vurgulayan Yalçın, Adalet Bakanlığı’nın "Cezalandırma Bakanlığı"na dönüştüğünü, tarafsız adalet tanrıçasının bile gözündeki bağın açıldığını söyledi. Savcılık ifadesinde Yalçın Küçük ile 4 yılda 2 kez cenazede görüştüğünü söylediğini anımsatan Yalçın, iddianamede ise Küçük ile görüşmesini inkar ettiğinin öne sürüldüğünü vurguladı. Yalçın, "Ne şimdi bu? 3 yılda 9 telefon 3 yüz yüze görüşme bizi örgüt mü yapıyor?" dedi.

DURUŞMADA YEMEK KRİZİ

Öte yandan duruşmaya verilen öğlen arasında ise yemek krizi yaşandı. Saat 12.30’da verilen bir saatlik öğle arasında sanık yakınlarının getirdiği yemekler güvenlik nedeniyle tutuklu sanıklara verilmedi. Bunun üzerine Soner Yalçın’ın avukatı Feza Yalçın, "Nasıl yemek vermezsiniz?" diye askerlere çıkıştı.

"CEZAEVİ KUMANYASINDA SADECE KURU EKMEK VAR"

Nedim Şener de "Cezaevi kumanyasında sadece kuru ekmek var" dedi. Duruşma başladığında ise durumu mahkeme heyetine aktaran Avukat Celal Ülgen sanıkların aç bırakıldığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ise savunmasını yapan Soner Yalçın’a "Aç aç savunma yapabilecek misiniz?" diye sordu. Yalçın bunun üzerine "Aç karnına da savunma yapabilirim" diye cevap verince, Mahkeme Başkanı, "İsterseniz kantinden kek aldırabilirim" dedi.

Ancak Yalçın, "Savunmama devam edeceğim" yanıtını verdi. Başkan Ekinci ayrıca konuyu Alay Komutanı’yla Pazartesi günü görüşeceğini ifade etti. Daha sonra yaklaşık bir saat savunma yapan Yalçın için mahkeme 15 dakika yemek arası verdi. Arada sanıklar yakınlarının verdiği yemekleri yedi.

YEMEK KRİZİNE SUÇ DUYURUSU

CHP Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na sanıkların aç bırakıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Tek sayfalık dilekçede suç istinadı bölümünde "Eziyet ve işkence" ibaresi yer aldı.

"SANIKLARIN AÇ BIRAKILMASI EZİYET SUÇUDUR"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçede, Silivri Cezaevi’nden getirilen tutukluların aç savunma yapmak zorunda bırakıldığı iddia edildi. Milletvekili olan şikayetçi Tanal dilekçesinde, bu durumu duruşma sırasında öğrendiğini TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak mevcut durumun yargıya iletme gibi bir sorumluğu olduğuna da yer verdi. Dilekçede sanıkların aç bırakılmasının Anayasa’nın 38’inci maddesi ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu iddia edildi. Dilekçede "Sanıkların beslenme hakkından mahrum bırakılması hem TCK 96. maddesi açısından bir eziyet suçudur aynı zamanda Anayasa ihlal suçudur. Anayasanın 90. maddesi uyarınca imzaladığımız uluslar arası ihlallerin suçudur. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Mevcut olan bu durumun araştırılarak olaya sebebiyet veren ve suça iştirak eden şüphelilerin kimliklerinin tespiti ile cezalandırılmasını arz ederim" dedi.

 


Göktepe için protesto
Sabah - 9 Ocak 1997
Ekmekçi'ye alkış seli
Milliyet - 24 Mayıs 1997
Medya özel yaşamı karalamamalı
Milliyet - 6 Ekim 1993
Rebetİstanbul
Milliyet - 11 Şubat 1994
Gazeteci Kezer Anıldı
Milliyet - 24 Mart 1994
"Gazeteciler savaşı kışkırtıyorlar"
Milliyet - 31 Ağustos 1990
ÇGD'de görev dağılımı
Milliyet - 23 Kasım 1990
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 27 Ocak 1991
ÇGD Genel Kurulu
Milliyet - 18 Haziran 1989
ÇGD, Özal'a başvuracak
Milliyet - 1 Temmuz 1989
Genç'i kaybettik
Milliyet - 10 Ağustos 1989
ÇGD'den TRT'ye sansür suçlaması
Milliyet - 26 Temmuz 1987
ÇGD "Güneş"i kınadı
Milliyet - 4 Eylül 1986
ÇGD, basın suçluları için af istedi
Milliyet - 13 Haziran 1985
Milliyet'e 3 ödül daha
Milliyet - 5 Ocak 1990
Mustafa Ekmekçi'nin Duruşu
Milliyet - 16 Haziran 2004
Milliyet'e iki ödül
Milliyet, Altan Burgucu - 13 Haziran 2004
ÇGD'den Milliyet'e iki ödül
Milliyet - 30 Nisan 2004
"Canlı kalkan"
Milliyet - 2 Şubat 2004
Çağdaş Bir Gece
Milliyet - 9 Mayıs 2003
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 16 Mart 2002
Milliyet'e Ödül
Milliyet - 29 Mart 2001
İzzet Kezer ödülü Milliyet'e
Milliyet - 24 Mart 2000
Ekmekçi Ödülü, Emek ve İnsan'a
Milliyet - 13 Mart 2000
ÇGD'den Milliyet'e Üç Ödül
Milliyet - 12 Mart 2000
İki ayda dokuz gazeteci öldürüldü
Milliyet - 3 Mart 2000
Daha çok özgürlük
Milliyet - 3 Mayıs 1999
Gazeteci her görüşü aktarmalı
Milliyet, Yavuz Baydar - 31 Aralık 1999
Ankara'da miting, İzmir'de yürüyüş
Milliyet - 3 Kasım 1998
Rafet Genç Anıldı
Milliyet - 10 Ağustos 1998
Şiir, Dinleti ve İmza
Gazete Pazar - 21 Haziran 1998
Ekmekçi anıldı
Milliyet, Petek Us - 22 Mayıs 1998
ÇGD'den Milliyet'e haber ödülü
Milliyet - 1 Mart 1998
Güneri Cıvaoğlu'nun "BUGÜN" başlıklı köşe yazısından
Milliyet - 24 Ocak 1998
Sağlar'dan yumruk eleştirisi
Milliyet, Fuat Kars - 2 Aralık 1997
Düşünce suçuna özgürlük
Milliyet - 16 Temmuz 1997
Ekmekçi Alkışlarla
Milliyet - 24 Mayıs 1997
Ekmekçi'ye Son Görev
Milliyet - 23 Mayıs 1997
Gazeteci İzzet Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1997
Yılmaz: Göktepe olayı devlet skandalı
Milliyet - 09 Ocak 1997
Aileler Kuzey Irak'a gidiyor
Milliyet - 26 Ağustos 1996
Rafet Genç ödülü Göktepe'ye
Milliyet - 10 Ağustos 1996
ÇGD'den suç duyurusu
Milliyet - 28 Temmuz 1996
ÇGD'ye yeni başkan
Milliyet - 10 Haziran 1996
Gazeteci İzzet Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1996
Milliyet'e 3 Ödül
Milliyet - 24 Şubat 1996
Basına saldırı demokrasiye zarar verir
Milliyet - 10 Ocak 1996
Polis ipucu peşinde
Milliyet - 26 Aralık 1995
Erbakan, medyaya çattı
Milliyet - 01 Aralık 1994
Örgüt
Milliyet, Melih Aşık - 17 Haziran 1994
ÇGD basın affı istedi
Milliyet - 08 Haziran 1994
Mumcu Haber Ödülü
Milliyet - 1 Ocak 1991
Gazeteci Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1994
ÇGD Ağrı'da Yılın Enlerini Seçiyor
haberler.com - 2 Ocak 2012
ZGC ve ÇGD Protokol imzaladı
safakgazete.com - 2 Ocak 2012
2011 Yılının Enleri Anketinde Son Durum
ajans04.com - 3 Ocak 2012
Zgc ve Çgd Arasında Meslekte Birliktelik Anlaşması
sondakika.com - 2 Ocak 2012
Gazeteci Tutuklamalara tepki sürüyor
diyarbakirhaber.gen.tr - 27 Aralık 2011
ÇGD’den Olay’a 3 ödül
olay.com.tr - 31 Aralık 2011
ÇGD Ödülleri Açıklandı
yenibursa.com - 30 Aralık 2011
Şener: Kumanyada sadece kuru ekmek var
Hürriyet, Cem Tursun - 30 Aralık 2011
"Biz utanıyoruz, ya siz?"
gazeteport.com.tr - 25 Aralık 2011
ÇGD, yeni anayasa konusunda kaygılı
canakkaleolay.com - 27 Aralık 2011
ÇGD: Biz Utaniyoruz Ya Siz
kurdistan-post.eu - 25 Aralık 2011
36 gazetecinin daha son operasyonlarla gözaltına alınması basın meslek kuruluşlarını ayağa kaldırdı
internethaber.com - 26 Aralık 2011
Çiçek çok bekler
Vatan, Güngör Mengi - 28 Aralık 2011
ÇGD'den Çiçek'e anayasa yanıtı
yuksekovahaber.com - 26 Aralık 2011
Çağdaş görüş!
Milliyet, Melih Aşık - 28 Aralık 2011
Ülkemizde Düşünce ve İfade Özgür mü?
dengegazetesi.com.tr, Mehmet Özdemir - 27 Aralık 2011
Tutuklu gazetecilere yeni yıl kartları
BirGün, Serhat Boztaş - 30 Aralık 2011
ÇGD: Anayasa süsü olmayacağız
aydinlikgazete.com - 28 Aralık 2011
ÇGD'den basın affı istemi
Milliyet - 10 Ocak 1994
Tv kapatma tartışması
Milliyet - 8 Ocak 1994
İnsan Hakları gününde SHP'ye suçlama
Milliyet - 11 Aralık 1993
Ankara'da "Sıkıyönetim" sıkıntısı
Milliyet - 19 Ekim 1993
"Özal Demokrasiyi Hazmedemiyor"
Milliyet - 6 Ekim 1993
BASIN KONSEYİ: Para alan gazeteciler açıklansın
Milliyet - 19 Ağustos 1993
BİR ÇARIKLI ERKÂNIHARP
Milliyet - 04 Mart 1993
Gazeteci öldürmeye tepki
Milliyet - 11 Ağustos 1992
Minkatür Sergisi
Milliyet - 13 Aralık 1992
Sezgin: "Hain saldırı"
Milliyet - 22 Eylül 1992
"Cinayetse katili bulmak boynumun borcu"
Milliyet - 25 Mart 1992
Milliyet'e İki Ödül
Milliyet - 17 Ocak 1992
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 27 Ocak 1991
ÇGD'de Görev Dağılımı
Milliyet - 23 Kasım 1990
ÇGD olağanüstü genel kurulu
Milliyet - 16 Kasım 1990
ÇGD Basın Özel Ödülü
Milliyet - 2 Kasım 1990
Gazeteciler savaşı kışkırtıyorlar
Milliyet - 31 Ağustos 1990
Gazeteci Abakay, DGM Başsavcısı'nı suçladı
Milliyet - 21 Ocak 1990
ÇGD'den kınama
Milliyet - 16 Mart 1990
"Telgrafçı" Teğmen Hukuk'u Kazandı
Milliyet - 3 Ağustos 1990
Buruk Basın Bayramı
Milliyet - 24 Temmuz 1990
ÇGD'den Güneydoğu Grubu
Milliyet - 4 Haziran 1990
Sansüre BÜYÜK TEPKİ
Milliyet - 6 Nisan 1990
Çağdaş Gazeteciler
Milliyet, Melih Aşık - 21 Mart 1990
Toplatmaya protesto
Milliyet - 14 Ocak 1990
Milliyet'e 3 ödül daha
Milliyet - 5 Ocak 1990
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı'nın ölümü üzüntüye yol açtı
Milliyet - 10 Ağustos 1989
Gazeteci dövmeye soruşturma
Milliyet - 26 Temmuz 1989
Gazeteci tartaklanmasına tepki
Milliyet - 21 Temmuz 1989
<<< <
16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2020   |   bilgi@cgdankara.org.tr