Ülkemizde Düşünce ve İfade Özgür mü?
 27 Aralık 2011, Salı

dengegazetesi.com.tr, Mehmet Özdemir - 27 Aralık 2011

Ülkemizde Düşünce ve İfade Özgür mü?

Son günlerde gazete, dergi ve televizyon haberlerini izliyoruz.  Televizyonlarda birinci haber olarak verilmezse de haberlerin ortalarında bir yerde  gazetecilerin gözaltına alınması haberlerini okuyup dinliyoruz. Ancak bir parantez açmak gerekli sevgili okurlar ve meslektaşlarım. Bu tür haberleri bir  kaç televizyon ve gazete dışında da haber  yapan olmadı. Örneğin ben Samsun'da bu konuyla ilgili Samsun  Gazeteciler  Cemiyetinin bir basın açıklaması yaptığını  yada kınamada bulunduğunu duymadım ve okumadım. Nedense hep Türkiye Gazeteciler Sendikası ve  Çağdaş Gazeteciler Derneği  açıklamalarda bulunuyor. Gazetecilerin   toplandığı tek mesleki  çatı bunlar mı? Samsun'da, yada başka bir  yerde  bir gazeteci  zarar görse hemen TGS ve ÇGD açıklamalarda bulunuyor. Tepkilerini dile getiriyorlar. Benim bildiğim bütün illerde ve hatta bazı ilçelerde bile gazeteciler cemiyet veya dernekleri  var. Onlarında bu konuda meslektaşlarına sahip çıkmaları gerekli. Aksi  takdirde   şu duruma düşeriz. “Önce komünistleri götürdüler, sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim.  Sonra sosyalistleri götürdüler, sesimi çıkarmadım çünkü tutuklanacak sosyalist değildim. Sonra sendikacıları götürdüler, sesimi çıkarmadım çünkü sendikacı değildim.  Sonra Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım çünkü Yahudi değildim. Sonra beni götürmeye geldiler, benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.” Bu örneği  yaşamak istemiyorsak eğer hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mücadele vermeliyiz. Yoksa düşünceleri ve ifadeleri nedeniyle her gün bir başka gazeteci arkadaşımız  gözaltına alınır ve tutuklanırlar.  Bu konuda her zaman takdir ettiğim ve meslektaşları için gecenin bir yarısı demeden kar kış demeden yağmur çamur demeden iki eli kanda olsa kalkıp meslektaşlarını desteklemeye gider ve sonuna kadar da mücadelesini  verir. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay abimiz. Üstadımız bana bir ileti göndermiş. İletisini yazıma eklemek istedim. Belki sevgili meslektaşlarım okurlar ve birlik oluruz ve kenetleniriz.  Ahmet Abakay'ın iletisi aynen şöyle:
"Çağdaş Gazeteciler Derneği  Dicle Haber Ajansının basılmasını ve gözaltıları kınıyorum, ÇGD olarak  içişleri bakanının işkenceci polisi savunması,basını suçlaması sorumsuzluktur. Basın , düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki  baskıların giderek daha da arttığı izlenirken, bugün  de Dicle Haber Ajansının çeşitli illerdeki büroları  polis tarafından basılmıştır. Ankara bürosundan  meslektaşımız, üyemiz Kenan Kırkaya  da gözaltına alınanlar arasında bulunmaktadır.Cezaevlerindeki gazetecilerin  azalmasını beklerken, bunlara yenilerin eklenmesi kabul edilemez bir gelişmedir. Gazeteciler ve  basın kuruluşları  üzerindeki bu baskılar ve saldırılar korku ve ağır oto sansür iklimini arttırırken, basın ve ifade özgürlüğü konusunda  Türkiye'yi uluslararası  çapta ikinci sınıf ülke konumuna sokmakta, itibar zedelenmesine yol açmaktadır. ÇGD olarak  medya kuruluşları ve gazeteciler üzerindeki bu  baskı ve gözaltıların,  sona erdirilmesini gazeteci arkadaşımız Kenan Kırkaya  ve gözaltına alınan  tüm  meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını  .talep ediyoruz,.Bu arada , özellikle  basın  kuruluşlarını ve  yazarları bu haksızlığa  ve baskılara karşı tepki vermeye davet ediyoruz. İÇİŞLERİ BAKANI SUÇU VE SUÇLUYU KORUYAMAZ, Öte yandan ,İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin,  önceki gün, İzmir Karabağlar Polis, Merkezi'nde işkenceye maruz kalan Fevziye Cengiz'le ilgili haberler, konusunda çok tartışılacak bir açıklamaya imza attı. İçişleri Bakanı, işkence haberleri için, özetle, şunları söylüyor: Bakanlığımız 17 Temmuzda disiplin ve idari soruşturmayı başlatmıştır. Aradan aylar geçmiştir. 3 Aralıkta bir görüntü kasetine ulaşılmıştır. Kaseti 3 Aralık'ta yeni bir olaymış gibi kamuoyuna takdim ederek bir anlamda bu ülke kamuoyunu zaman yönünden yanıltmaya hakkımız var mı? Tasvip etmediğimiz bu olayın şüphelilerine hukukun emrettiği cezanın ötesinde bir ceza mı verelim? İzmir Konak Meydanı'na bir darağacı kuralım da bu personeli darağacına asalım mı? Bir olay üzerinden yüzyılların teşkilatı imaj yönünden zedelenmeye ve üzerinden bir yerlere bazı mesajlar verilmeye çalışılıyor. Olaylarla canı pahasına mücadele eden asker, polis ve şehitlerimizin anneleri yok mu, onlar anne değil mi, onların insan hakları olarak evladını sevme, evladını görme hakkı elinden alınmış değil mi? Türkiye'de konuları saptırma konusunda hiç kimsenin cambazlık yapmaya hakkı yoktur." Sayın Bakan, görevini yaparken polis ve diğer güvenlik güçlerinin maruz kaldıkları olumsuzlukları, onların annelerinin yaşadıklarını gündeme getirmek için neden bir işkence olayını esas alıyor bilinmez ama şunu anımsatmak isteriz: Söz konusu haber, bir gazeteci arkadaşımızın, mesleki çabaları sonucu yapılmış, konuyla ilgili dava açılıp, gizlilik kararı kalktıktan hemen sonra görüntüler gündeme getirilmiştir. Öyle olmasaydı da 6 ay önce kayıt altına alınan bir işkence görüntüsü dünyanın her yerinde haberdir. İçişleri Bakanlığı ve İzmir Valiliği, her ne kadar konuyla ilgili soruşturma açmış olsa bile, haberler yapılana kadar söz konusu polisler görevden bile uzaklaştırılmamış, işkence gören mağdur ve ailesi ise tehdit altında yaşamını sürdürmüştür. Konuyla ilgili yapılan haber, sadece görüntülerin kamuoyuna aktarımından ibaret de değildir. İşkence yapan polisleri izleyen ve müdahale bile etmeyen polisler hakkında hiçbir işlem yapılmadığı, işkence mağdurunun doktor muayenesinin baskı altında yapıldığı, doktorun işkence izlerini gizlediği, savcının işkence mağduru hakkında 6,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açarken, işkenceyi yapanların sadece 1,5 yıla kadar hapsini istediği, ardı ardına yapılan bu haberlerle açığa çıkmıştır. İşkencenin "münferit" olmadığını açıkça ortaya koyan, işkencenin varlığını gösteren bir haber üzerinden gazetecileri suçlayıp, polislerin sorunlarına eğilmek için "işkence haberlerini" eleştirmek, sorumsuzluktur, suçu ve suçluyu övmektir. . Sayın bakanın yapması gereken, olayı açığa çıkaran gazeteciyi takdir etmek olmalıdır. Yine Sayın  Bakan unutmasın ki, polis teşkilatının imajı,  vatandaşa  işkence ve kötü muamele yapan, hukuk dışına çıkan ve amirlerince korunanlar tarafından zedelenir.” Bu yazımda sevgili meslektaşlarıma Düşünce ve İfade özgürlüğümüzün olmadığını gerek kendi düşüncemle ve gerekse ÇGD genel Başkanı Ahmet Abakay'ın anlatımları ile vurgulamaya çalıştım. Umarım sizlere bir şeyler vermeye çalışmışımdır. Özgür Düşünce'den saygılarımla…

 


Göktepe için protesto
Sabah - 9 Ocak 1997
Ekmekçi'ye alkış seli
Milliyet - 24 Mayıs 1997
Medya özel yaşamı karalamamalı
Milliyet - 6 Ekim 1993
Rebetİstanbul
Milliyet - 11 Şubat 1994
Gazeteci Kezer Anıldı
Milliyet - 24 Mart 1994
"Gazeteciler savaşı kışkırtıyorlar"
Milliyet - 31 Ağustos 1990
ÇGD'de görev dağılımı
Milliyet - 23 Kasım 1990
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 27 Ocak 1991
ÇGD Genel Kurulu
Milliyet - 18 Haziran 1989
ÇGD, Özal'a başvuracak
Milliyet - 1 Temmuz 1989
Genç'i kaybettik
Milliyet - 10 Ağustos 1989
ÇGD'den TRT'ye sansür suçlaması
Milliyet - 26 Temmuz 1987
ÇGD "Güneş"i kınadı
Milliyet - 4 Eylül 1986
ÇGD, basın suçluları için af istedi
Milliyet - 13 Haziran 1985
Milliyet'e 3 ödül daha
Milliyet - 5 Ocak 1990
Mustafa Ekmekçi'nin Duruşu
Milliyet - 16 Haziran 2004
Milliyet'e iki ödül
Milliyet, Altan Burgucu - 13 Haziran 2004
ÇGD'den Milliyet'e iki ödül
Milliyet - 30 Nisan 2004
"Canlı kalkan"
Milliyet - 2 Şubat 2004
Çağdaş Bir Gece
Milliyet - 9 Mayıs 2003
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 16 Mart 2002
Milliyet'e Ödül
Milliyet - 29 Mart 2001
İzzet Kezer ödülü Milliyet'e
Milliyet - 24 Mart 2000
Ekmekçi Ödülü, Emek ve İnsan'a
Milliyet - 13 Mart 2000
ÇGD'den Milliyet'e Üç Ödül
Milliyet - 12 Mart 2000
İki ayda dokuz gazeteci öldürüldü
Milliyet - 3 Mart 2000
Daha çok özgürlük
Milliyet - 3 Mayıs 1999
Gazeteci her görüşü aktarmalı
Milliyet, Yavuz Baydar - 31 Aralık 1999
Ankara'da miting, İzmir'de yürüyüş
Milliyet - 3 Kasım 1998
Rafet Genç Anıldı
Milliyet - 10 Ağustos 1998
Şiir, Dinleti ve İmza
Gazete Pazar - 21 Haziran 1998
Ekmekçi anıldı
Milliyet, Petek Us - 22 Mayıs 1998
ÇGD'den Milliyet'e haber ödülü
Milliyet - 1 Mart 1998
Güneri Cıvaoğlu'nun "BUGÜN" başlıklı köşe yazısından
Milliyet - 24 Ocak 1998
Sağlar'dan yumruk eleştirisi
Milliyet, Fuat Kars - 2 Aralık 1997
Düşünce suçuna özgürlük
Milliyet - 16 Temmuz 1997
Ekmekçi Alkışlarla
Milliyet - 24 Mayıs 1997
Ekmekçi'ye Son Görev
Milliyet - 23 Mayıs 1997
Gazeteci İzzet Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1997
Yılmaz: Göktepe olayı devlet skandalı
Milliyet - 09 Ocak 1997
Aileler Kuzey Irak'a gidiyor
Milliyet - 26 Ağustos 1996
Rafet Genç ödülü Göktepe'ye
Milliyet - 10 Ağustos 1996
ÇGD'den suç duyurusu
Milliyet - 28 Temmuz 1996
ÇGD'ye yeni başkan
Milliyet - 10 Haziran 1996
Gazeteci İzzet Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1996
Milliyet'e 3 Ödül
Milliyet - 24 Şubat 1996
Basına saldırı demokrasiye zarar verir
Milliyet - 10 Ocak 1996
Polis ipucu peşinde
Milliyet - 26 Aralık 1995
Erbakan, medyaya çattı
Milliyet - 01 Aralık 1994
Örgüt
Milliyet, Melih Aşık - 17 Haziran 1994
ÇGD basın affı istedi
Milliyet - 08 Haziran 1994
Mumcu Haber Ödülü
Milliyet - 1 Ocak 1991
Gazeteci Kezer anıldı
Milliyet - 24 Mart 1994
ÇGD Ağrı'da Yılın Enlerini Seçiyor
haberler.com - 2 Ocak 2012
ZGC ve ÇGD Protokol imzaladı
safakgazete.com - 2 Ocak 2012
2011 Yılının Enleri Anketinde Son Durum
ajans04.com - 3 Ocak 2012
Zgc ve Çgd Arasında Meslekte Birliktelik Anlaşması
sondakika.com - 2 Ocak 2012
Gazeteci Tutuklamalara tepki sürüyor
diyarbakirhaber.gen.tr - 27 Aralık 2011
ÇGD’den Olay’a 3 ödül
olay.com.tr - 31 Aralık 2011
ÇGD Ödülleri Açıklandı
yenibursa.com - 30 Aralık 2011
Şener: Kumanyada sadece kuru ekmek var
Hürriyet, Cem Tursun - 30 Aralık 2011
"Biz utanıyoruz, ya siz?"
gazeteport.com.tr - 25 Aralık 2011
ÇGD, yeni anayasa konusunda kaygılı
canakkaleolay.com - 27 Aralık 2011
ÇGD: Biz Utaniyoruz Ya Siz
kurdistan-post.eu - 25 Aralık 2011
36 gazetecinin daha son operasyonlarla gözaltına alınması basın meslek kuruluşlarını ayağa kaldırdı
internethaber.com - 26 Aralık 2011
Çiçek çok bekler
Vatan, Güngör Mengi - 28 Aralık 2011
ÇGD'den Çiçek'e anayasa yanıtı
yuksekovahaber.com - 26 Aralık 2011
Çağdaş görüş!
Milliyet, Melih Aşık - 28 Aralık 2011
Ülkemizde Düşünce ve İfade Özgür mü?
dengegazetesi.com.tr, Mehmet Özdemir - 27 Aralık 2011
Tutuklu gazetecilere yeni yıl kartları
BirGün, Serhat Boztaş - 30 Aralık 2011
ÇGD: Anayasa süsü olmayacağız
aydinlikgazete.com - 28 Aralık 2011
ÇGD'den basın affı istemi
Milliyet - 10 Ocak 1994
Tv kapatma tartışması
Milliyet - 8 Ocak 1994
İnsan Hakları gününde SHP'ye suçlama
Milliyet - 11 Aralık 1993
Ankara'da "Sıkıyönetim" sıkıntısı
Milliyet - 19 Ekim 1993
"Özal Demokrasiyi Hazmedemiyor"
Milliyet - 6 Ekim 1993
BASIN KONSEYİ: Para alan gazeteciler açıklansın
Milliyet - 19 Ağustos 1993
BİR ÇARIKLI ERKÂNIHARP
Milliyet - 04 Mart 1993
Gazeteci öldürmeye tepki
Milliyet - 11 Ağustos 1992
Minkatür Sergisi
Milliyet - 13 Aralık 1992
Sezgin: "Hain saldırı"
Milliyet - 22 Eylül 1992
"Cinayetse katili bulmak boynumun borcu"
Milliyet - 25 Mart 1992
Milliyet'e İki Ödül
Milliyet - 17 Ocak 1992
Milliyet'e 2 ödül
Milliyet - 27 Ocak 1991
ÇGD'de Görev Dağılımı
Milliyet - 23 Kasım 1990
ÇGD olağanüstü genel kurulu
Milliyet - 16 Kasım 1990
ÇGD Basın Özel Ödülü
Milliyet - 2 Kasım 1990
Gazeteciler savaşı kışkırtıyorlar
Milliyet - 31 Ağustos 1990
Gazeteci Abakay, DGM Başsavcısı'nı suçladı
Milliyet - 21 Ocak 1990
ÇGD'den kınama
Milliyet - 16 Mart 1990
"Telgrafçı" Teğmen Hukuk'u Kazandı
Milliyet - 3 Ağustos 1990
Buruk Basın Bayramı
Milliyet - 24 Temmuz 1990
ÇGD'den Güneydoğu Grubu
Milliyet - 4 Haziran 1990
Sansüre BÜYÜK TEPKİ
Milliyet - 6 Nisan 1990
Çağdaş Gazeteciler
Milliyet, Melih Aşık - 21 Mart 1990
Toplatmaya protesto
Milliyet - 14 Ocak 1990
Milliyet'e 3 ödül daha
Milliyet - 5 Ocak 1990
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı'nın ölümü üzüntüye yol açtı
Milliyet - 10 Ağustos 1989
Gazeteci dövmeye soruşturma
Milliyet - 26 Temmuz 1989
Gazeteci tartaklanmasına tepki
Milliyet - 21 Temmuz 1989
<<< <
16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23
> >>>
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2020   |   bilgi@cgdankara.org.tr