Erdoğan için yayın kesen medya ne halde?
 08 Mayıs 2015, Cuma
gercekgundem.com - 8 Mayıs 2015

Erdoğan için yayın kesen medya ne halde?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim döneminde tutunduğu pozisyonu, haber merkezlerindeki "Erdoğan konuşması" önceliği medyayı ne hale getirdi.

ELİF AKGÜL / BİANET Yaklaşan seçimler öncesinde gazeteci meslek örgütleriyle seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumu ile haber merkezlerinin seçimleri ele alma biçimlerini konuştuk.

Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde medyada ama özellikle TRT’de cumhurbaşkanı adaylarına ayrılan süre çok tartışılmış, kamu kaynaklarının iktidar partisi adayı ve dönemin başbakanı Erdoğan’ın seçim propagandasına harcanması ve özellikle TRT’nin adaylara eşit zaman ayırmaması AGİT raporunda da yer almıştı.

Konu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda tartışılmış ancak RTÜK Başkan Vekili Hasan Tahsin Fendoğlu eleştirilere “Başbakan ile diğer adaylar eşit olabilir mi?" diyerek TRT’nin adaylara eşit süre vermek zorunda olmadığını ifade etmişti.

7 Haziran’da gerçekleşecek olan genel seçimlere doğru ilerliyoruz. Bu propaganda döneminde artık cumhurbaşkanı olan Erdoğan, çeşitli illerdeki açılış törenlerinde yaptığı mitinglerde, seçimde iktidar partisini desteklediğini açıklıyor.

Bu bağlamda Erdoğan’ın pozisyonunu ve haber merkezlerindeki Erdoğan konuşması söz konusu olduğunda yayın akışı kesilerek canlı yayına geçme refleksini medya örgütleri ile konuştuk.

TGC: Çağdaş demokrasilerde görülmeyen iktidar yanaşmacılığı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın İş ve Haber-Sen sendikalarına seçim dönemlerinde gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğini sorduk.

TGC Başkanı Turgay Olcayto 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin propaganda döneminin partiler açısından eşit geçmediğini ifade ediyor. Medyadaki ayrışma ve siyasi iktidarın basın üzerindeki baskılarının bu eşitsizlikte rolü olduğunu ifade eden Olcayto “Tarafsızlığını bir parti lehine bozmuş görülen cumhurbaşkanının gazetelerde ve televizyonlarda sık sık konuşmalarıyla ve mitingleriyle yer alması siyasi partiler arasındaki dengeyi bozan en önemli unsur olarak göze çarpıyor” diyor.

“Anayasa gereği tarafsız olması gereken nesnel yayıncılık anlayışını uzun bir süreden beri unutmuş görülen ana akım medyanın ve ana akıma mensup televizyonların büyük bir bölümü adeta cumhurbaşkanının her haberini yineleyerek izleyenler ve okurlar üzerinde deyim yerindeyse beyin yıkama operasyonu gösteriyor.

“Evrensel yayın ilkeleri dikkate alınmadan yapılan yayınlar elbette iktidar lehine gelişiyor. Bunlara bakınca ilginç ve zor bir seçim dönemi geçireceğimiz ortada. cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanlığı faktörü seçim propagandalarının AKP lehine gelişmesinde şu anda en önemli etken olarak görülüyor.

“Sanırım burada bizim asıl eleştirimiz yazılı ve görsel basındaki kimi gazete ve televizyon sahiplerine, yöneticilerine olmalı. Çağdaş demokrasilerde görülmeyen ölçüde iktidar yanaşmalığı yapan ve bir partinin sözcülüğüne soyunan yayıncılık ülkede ne denli amacından saptırıldığını da ortaya koyuyor.”

ÇGD: Medyanın önemli bölümü iktidarlaştırıldı

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay ise medyanın seçim sürecinde siyasi partilere eşit yer vermediği tespitine katılıyor. Abakay demokratik ülkelerde görülmeyen bu durumun basın ve düşünce özgürlüğünün ağır baskı altında olduğu Türkiye’de “doğal” olduğunu söylüyor.

“Eski başbakan, yeni cumhurbaşkanının televizyon yayınlarına doğrudan müdahale etmesi, yayınları kesmesi , ‘Alo Fatih’ ile simgelenen baskının yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz” diyen Abakay Erdoğan’ın en sıradan eleştiri için bile basını düşman gördüğünü, davalar açtığını hatırlatıyor.

“Ülkemizde ne yazık ki, gazete ve televizyonların yüzde 80’e varan ağırlıklı bölümü, baskılar sonucu iktidarın denetiminde ve kontrolünde bulunuyor. Bu anlamda Türkiye’de medyanın yüzde 80’i aşan bölümü adeta devletleştirilmiş, iktidarlaştırılmıştır.

“Bu yayın organlarının yöneticileri, muhabirleri iktidar tarafından görevlendirilmektedir. İktidarın çizdiği çemberin, bağlılığın dışına çıkanlar yine hükümet tarafından görevden uzaklaştırılmaktadır. Bu baskıcı duruma, yani evrensel gazetecilik ilkelerini yok sayan, uymayan, hükümet gazeteciliğini içine sindiren ‘gazetecilerin, yazarların’ sayısı da büyük rakamlara ulaşmıştır. Başka sektörlerde de işletmeleri, yatırımları olan medya patronları da iktidara yakın durma ihtiyacında olmaktadır.

“Bu koşullarda, medyada seçimler sürecinde ya da genel olarak her alanda ve zamanda siyasi partilere eşit mesafede durmamakta, tüm yayın zamanlarını Başbakana ve cumhurbaşkanına ayırmaktadır. Demokratik olmayan, basını özgür olmayan ve baskı altında tutulan bir ülkede bu olumsuzlukların yaşanması da kaçınılmazdır.

“Tüm bu koşullara karşın, demokrasi, İnsan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan bir avuç gazeteci, bedeli ağır da olsa evrensel meslek ilkelerine sahip çıkmaya çalışmaktadır.”

TGS: Gazeteci yurttaşı propagandadan korumalı

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Kuleli ise gazetecilerin yurttaşı propagandadan koruma görevi olduğunu hatırlatıyor.

“Gazeteci haber değeri taşıyanla taşımayanı ayırmakla mükelleftir. Hiçbir haber değeri taşımadığı halde saatlerce cumhurbaşkanı ve başbakanın mitinglerini yayınlamak ancak zorunluluk veya yalakalıkla açıklanabilir.

“Seçim dönemlerinde parti yayıncılığı yapmak bizim gibi partizanlığın yaygın olduğu ülkelerde görüler bir şeydir, ama bu seçimde yaşadığımız artık partizanlığı aştı ve iktidar partisinin kaba propagandasına dönüştü. Siyasi habercilikte asıl olan dengeliliktir ancak bu Türkiye’de tamamen göz ardı ediliyor.”

Haber-Sen: TRT kendi yasal dayanaklarını ihlal ediyor

Haber-Sen Genel Merkez Yöneticisi Mehmet Demir ise örgütlü oldukları TRT örneği üzerinden, Anayasa’nın 133. Maddesi ve 2954 sayılı TRT yasası gereğince kamu yayın kuruluşu olarak TRT’nin yayınlarının tarafsızlığının esas olduğunu hatırlatıyor.

Yasanın 5. Maddesi “l” bendindeki “tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak” ifadelerini vurgulayan Demir “TRT, yayınlarıyla, açık ve ağır bir şekilde kendi yasal dayanaklarını ihlal ediyor. “ diyor.

“Üstelik bu ihlal sadece seçim dönemine özgü de değil. Seçim döneminde telaşla birlikte sadece ihlalin dozu da arttı, o kadar. Şunu belirtmekte yarar var: Kısacık istisnai dönemler dışında, ne yazık ki hiçbir zaman tarafsız yayın yapmadı TRT. Ancak bu dönemdeki kadar pervasızlığı da hiç görmedi. Ama bu pervasızlığı, yandaşlığı ve keyfiliği tüm kamu kurumlarında görüyoruz, gözlemliyoruz.

“Yayınların yanlılığı, evrensel bir yayıncılık ilkesinin ihlali değildir sadece. Aynı zamanda, bu yayın kurumunu finanse eden halkın haklarının da gaspıdır. Yani siz tüm halkınızdan sağladığınız finansmanla yaptığınız yayınlarda, sadece belli bir kesimin görüşlerine yer veriyorsunuz. Kabul edilebilir değil. Tarih unutmayacak bu dönemleri. Bu toplum da."

DİSK Basın İŞ: Kenan Evren de “MDP’ye Oy Verin” demişti

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı DİSK Basın İŞ Başkanı Faruk Eren de AKP’nin, 12 iktidar döneminde çok sayıda medya kuruluşunu kendi partisinden kişi ve grupların eline geçtiğini hatırlatıyor.

TRT'nin tüm kanalları da AKP'nin yayın organı gibi çalıştığını ifade edem Eren “AKP iktidarının sürmesinin bir nedeni de elinde tuttuğu bu medya organları. Kendi medyasını kullanarak manipülasyon yapıyor, yalanlarına geniş kitlelerin de inanması sağlanıyor” tespitinde bulunuyor.

“Tarafsız olması gereken cumhurbaşkanının seçim mitingleri yapması da 'yeni Türkiye'deki garabetlerden biri. Benzerini 32 yıl önce faşist general Kenan Evren, 1983 seçimi öncesinde televizyona çıkıp halka 'MDP'ye oy verin' çağrısı yapmıştı.

“Erdoğan'ın mitinglerinin televizyonlardan canlı yayınlanması da seçim mitingi yapması kadar absürd bir durum.

“Elbette tarafsızlık, yayıncılık etiği açısından sorunlu. Ama ayrıca bana göre Türkiye'deki 'haber' kanallarının canlı yayın anlayışları da sorunlu. Partilerin grup toplantılarının, ki birçok kanal sadece iktidar ve ana muhalefet partilerinin grup toplantılarını yayınlayarak burada da yanlı yayın yapıyordu, başbakanın bazı toplantılarda ya da açılışlarda yaptığı konuşmaların canlı yayınlanması da habercilik açısından yanlış bir tutum.

“Eğer izleyiciye hemen yetiştirilmesi gereken bir olay yoksa bu konuşmalar, eğer ki haber değeri varsa, haber yapılıp bültenlerde verilebilir. Ancak Türkiye'deki durum devenin 'nerem doğru ki' demesine benziyor.

Örneğin CHP bu durum için RTÜK'e başvurdu ama bu kurum da sorunlu. Zaten karar çoğunluğunu da iktidar belirliyor.”



ÇGD’den MEB’e kınama
canakkaleolay.com - 13 Aralık 2011
ÇGD'den MEB'e kınama
imc-tv.com - 12 Aralık 2011
Kasti bir durumsa hesabını sorarız
Milliyet, Bahar Atakan - 13 Aralık 2011
000Kitap, ‘Dokunan Yanar’ Antalya’da tanıtıldı
acikgazete.com, Yusuf Yavuz - 12 Aralık 2011
İfade Vermek Değil, İfade Etmek İstiyoruz..
chd.org.tr - 10 Aralık 2011
Bakan Ergin’e gazeteci örgütlerinden yanıt
Evrensel, İlyas Coşkun - 10 Aralık 2011
Ahmet Şık’ın kitabı için imza günü düzenlendi
focushaber.com - 10 Aralık 2011
Bir Mekanda İki sergi: "İstanbul" ve "Duvardakiler"
Cumhuriyet.com.tr – 6 Aralık 2011
ÇGD ödülleri için başvurular başladı
bursaport.com - 7 Aralık 2011
'10.00-10.30 ile 16.00-16.30 hiç sekmezdi'
Milliyet - 7 Aralık 2011
BGC VE ÇGD’DEN KINAMA
bgc.org.tr - 5 Aralık 2011
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ’Nİ NASIL KURDUK?
yenieksen.com, Yüksel Baysal - 7 Aralık 2011
DHA muhabirine saldırı kınandı
DHA - 5 Aralık 2011
Çgd ve Bgc, Gazetecilere Saldırıları Kınadı
adanzyehaber.com - 5 Aralık  2011
Gazetecilere saldırıyı kınadılar
ajansspor.com - 5 Aralık 2011
Gazetecilerden Bursaspor Yönetimi ve Taraftarına Kınama
beyazgazete.com - 5 Aralık 2011
Gazetecilere saldırılar kınandı
spor.haberler.com - 5 Aralık 2011
Gazeteciler yapılan saldırıyı kınadı!
Haber Türk Spor - 5 Aralık 2011
Medyada ıssızlık günleri
Milliyet, Can Dündar - 26 Ekim 2010
‘Türkiye hiçe layık değil’
Milliyet - 29 Mart 2011
ÇGD Bursa Şubesi 22 yaşında...
yenieksen.com - 2 Aralık 2011
ÇGD Bursa Şubesi 22 yaşında
bursaport.com - 3 Aralık 2011
ÇGD’den Arınç’a yanıt…
yenieksen.com - 10 Eylül 2011
22. yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği...
gastebursa.com - 3 Aralık 2011
Aslı Emektar, Brüksel İzlenimlerini Anlattı
haber01.com - 2 Aralık 2011
GÖP'ten çağrı: Gazetecilik için ayağa kalk!
bik.gov.tr - 5 Kasım 2010
ÇGD dayanışma gecesinde birlik, beraberlik rüzgarı
canakkaleolay.com - 6 Haziran 2011
ÇGD, medyadaki davranışları not ediyor
gazeteciler.com - 12 Haziran 2011
ÇGD'nin yeni yönetimi Altepe'yi ziyaret etti
bursaport.com - 08 Şubat 2011
Bursa'da kelepçeli bantlı protesto
bursaport.com - 11 Mart 2011
Altepe'den ÇGD'ye ziyaret
bursaport.com - 01 Haziran 2011
Çağdaş Gazeteciler Derneği Köse'ye emanet
malatyadan.com - 8 Mayıs 2011
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ağrı Şubesi açıldı
haberler.gen.al - 2 Nisan 2010
GÖP Başkanlığını yeniden Erinç alıyor
bulancakhaber.com - 30 Kasım 2011
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden kınama
halklailişkiler.com - 28 Kasım 2011
ORHAN ERİNÇ. GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU'NDA BİR DÖNEM DAHA BAŞKAN
medyatava.net - 29 Kasım 2011
ÇGD: ÖZGÜR GÜNDEM'E YAPILAN BASKILARI KINIYORUZ
medyatava.com - 27 Kasım 2011
Halkların kardeşliğini savunalım
BirGün - Serhat Boztaş - 28 Kasım 2011
‘ARAP BİRLİĞİ ÜLKELERİNİN HİÇBİRİNDE DEMOKRASİ YOK’
Evrensel - 28 Kasım 2011
ÇGD baskını böyle kınadı
Serhat TV - 27 Kasım 2011
ÇGD, baskıları kınadı
Evrensel - 27 Kasım 2011
ÇGD'den kınama
Yüksekova Haber - 27 Kasım 2011
ÇGD, Özgür Gündem'e yapılan baskını kınadı
gazeteciler.com, 28 Kasım 2011
22 gazeteciye destek
Milliyet, 31 Mayıs 1990
ÇGD'den Milliyet'e haber ödülü
Milliyet, Petek Us, 16 Mayıs 2008
<<< <
18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23
 
 
© Tüm Hakları Saklıdır. 2021   |   bilgi@cgdankara.org.tr